İki farklı ülke, iki farklı millet ama aynı deniz, neredeyse aynı iklim, aynı ürün, aynı doğal hayat ve çağlar boyunca ortak bir tarih… Türk ve Yunan halklarının böylesine benzer olması işte bu yüzden hiç şaşırtıcı değil.

Yunanistan'a eğlencenin her türlüsünü yaşamak, şansınızı denemek, tarihe doymak, Atina gibi Avrupa kültürünün temelinin atıldığı yerlerde gezmek, Ortaçağ'a ait en eski kalıntılarla örtülü bir coğrafyaya şahitlik etmek, Ortodoks kiliselerinin en güzel örneklerini görmek için gidilebilirsiniz, ya da Frenk, Venedik ve Türk dönemlerinden kalan kalelerin ihtişamıyla büyülenmek, Yunan yontma heykellere ve fresk yapılara hayran kalmak, yaklaşık 1400 adanın ev sahipliği yaptığı eserleri görmek ve bu adaların ayrı ayrı sunmuş oldukları sınırsız eğlence imkanlarıyla benzersiz anlar yaşamak için da istiyor olabilirsiniz. Sebep her ne olursa olsun doğru yerdesiniz.Tarihin ve mitolojinin ortak ürünü olan Atina, dolup taşan açık hava kafeleri ve Ortaçağ eserleriyle tüm dünyanın dikkatlerini üzerinde toplayan bir kenttir. Batı dünyasının en önemli Ortaçağ anıtı olan Acropolis, sarp kayalıklardan oluşur ve çok sayıda önemli tarihi eseri bünyesinde barındırır.

Parthenon, Propylaea, medeniyetin doğduğu yer olarak kabul edilen Akropolis (Acropolis)'in takviye duvarları, Athena'nın Eski Tapınağı ve Erechtheion, burada bulunan tarihi ve kültürel değeri çok büyük eserlerden birkaçıdır. Ayrıca Antik Agora ve Ulusal Arkeoloji Müzesi, kentin mutlaka görülmesi gereken yerleri arasındadır. Ülkenin Delphi, Delos, Olympia, Mystras, Meteora ve Vergina gibi arkeolojik ve kültürel alanları, insanı hiç yaşamadığı Ortaçağ'a götürür ve hiç tanımadığı kültürlerle tanıştırır.

CASINO LOUTRAKI